Hacettepe Üni. Habilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi

Hacettepe Üniversitesi’nde 2 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirilen ve Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Engelliler Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Çocuklarda Habilitasyon Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÇUHA) ile yapılan Engelsizlik İçin Elele “Çocukluktan Yaşlılığa” toplantısı “Çocuklarda İlk Tanıdan Özel Eğitime Bütüncül Yaklaşım” paneli raporu bilginize sunulmuştur.

Dr. Filiz Aslan (Panel Raportörü)

“ Çocuklarda İlk Tanıdan Özel Eğitime Bütüncül Yaklaşım”
Moderatörler:
Prof. Dr. Banu Anlar, Prof. Dr. Elif N. Özmert, Prof. Dr. Mintaze Kerem Günel
Klinik tanılama:
Yrd. Doç. Dr. Bahadır Konuşkan, Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı
Rehabilitasyon ile ilgili bölümlerde yönlendirme, terapi ve rehabilitasyongerekliliklerinin belirlenmesi:
Dr.Ody. Filiz Aslan
Raporlama süreci:
Uzm.Dr. Tuba Çelen Yoldaş, Gelişimsel Pediatri Bilim Dalı
Rehberlik ve Araştırma Merkezleri eğitsel tanılama:
Uzm. PDR. Deniz Çiğdem Çakıcı Yıldız
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri rehabilitasyon süreci:
Fzt. Erhan Karadeniz, Özel Eğitim Merkezi
Aileler açısından sürecin yorumu:
E.Sinem Ersoy, SERÇEV 

Çocuklarda İlk Tanıdan Özel Eğitime Bütüncül Yaklaşım Paneli ardından

Doğumundan itibaren aile hekimleri ve çocuk sağlığı uzmanları çocuğun sağlığını takip etmekte ve gelişimini de bu izlemin içinde aileden alınan bilgiler ve muayene sırasındaki gözlemleri bir araya getirerek değerlendirmektedirler. Çocuğun zihinsel, dil, ya da motor gelişiminde bir gecikme düşündüklerinde hem nedenini araştırmaya, hem de çocuğun gereksinimlerini, gelişim gecikmesine eşlik edebilecek diğer sorunlarını belirlemeye yönelirler.Tanı koyma sürecindehekim, gerekli tetkikleri yaparken anne-çocuk ve aile-çocuk ilişkisini de gözlemleyerek bütüncül bir yaklaşımla çocuğu özel eğitim ve (re)habilitasyon sürecine yönlendirmektedir. Çünkü hekimler için erken tanı, erken tedavi ve (re)habilitasyon, gelişimsel destek açısından geç kalınmaması; başarılı tedavi sürecinin anahtarını oluşturmaktadır. Ancak hekimlerin süreç içinde yaşadıkları sorunların başında hasta yoğunluğu ve kısa süre içinde bu karmaşık sorunu ele alma zorunluluğu gelmektedir.

Değerlendirme sonuçları öncelikle aileyle, sonra da diğer disiplinlerdeki uzmanlarla ve hekimlerle paylaşılır. Bu paylaşımlar sonucunda ortak hedefler belirlenir ve müdahale yöntemleri planlanır. Hacettepe Üniversitesi Çocuklarda Habilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇUHA) modelinde olduğu gibi uzman hekimler ve terapistler çocuğun motor (hareket), dil, sosyal veduygusal gelişim alanlarını tüm alanların birbirleriyle etkilenimini gözler önüne seren bütüncül olarakdeğerlendirir, ailenin beklentileri ve çocuğun ihtiyaçlarına göre gerçekçi, ortak hedefleri belirlerler. Rehabilitasyon ve eğitim yaklaşımlarının merkezinde aile ve çocuk yer almalıdır. Tüm girişimlerin ve yaklaşımların amacı, çocuğun bağımsızlaşmasının, çocuğun ve ailenin ya-şama katılımının olabilecek en üst seviyede sağlanmasıdır. Değerlendirme süreci tamamlandıktan sonra sonuçlar Balthazard yöntemi ile yüzde hesabıyla ve Uluslararası İşlevsellik ve Yeti Yitimi (ICF) modeline uygun olarak hekimlere iletilmektedir. Böylece hem rapor için yönetmelikler tarafından belirlenen gereklilikler, hem de çocukta özellikledesteklenmesi gereken alanlar hakkında ayrıntılı bilgi sağlanmaktadır. Bu raporlarda hem tıbbi hem eğitsel tanılama bilgileri yer almaktadır. Raporun yazılması sürecinde ailelerin bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Çocuğun gereksinimlerini raporlama, eğitim ve (re)habilitasyon girişimlerinin bir ön koşulu halindedir. Uygulamada raporlama aşamasında ortaya çıkabilen aksaklıklar arasında farklı merkezlerdeki uzmanların özel eğitim desteği ve rapor sürecine yaklaşımlarındaki, ayrıca ailelerin rapor süreciyle ilgili bilgi, beklenti ve farkındalık derecesindeki farklılıklar gelmektedir.Ailelerde sık karşılaşılan endişelerden biri rapor çıktığında çocuklarının olumsuz “etiketlenmesi” olmaktadır. Hekimler ise ihtiyacı olan tüm bebeklerin ve çocukların yeterli eğitsel hizmete ulaşmalarını hedeflemektedirler. Raporun yazılma sürecinde çocuğun gereksinimleriUluslararası İşlevsellik ve Yeti Yitimi (ICF)’e göre çocuktaki yapısal ve işlevsel sorunların onun etkinliğine ve katılımına ne derecede olanak verdiği değerlendirilir. Bu sırada onun kendi ortamında, çevresel ve bireysel tüm kolaylaştırıcı ve zorlaştırıcı etmenlerin varlığındaki durumu göz önüne alınır. Buna göre, etkinliklere ve yaşama olabilen en etkin katılımıhedeflenir ve desteklenir.

Hastaneden yönetmelikte yazıldığı ismiyle “özürlü sağlık kurulu raporu” alındıktan sonra, ailenin çocukları ile kendi yaşadıkları ilçenin ya da semtin Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM)’ne başvurmaları gerekmektedir. Burada çocuk psikolojik danışman, psikolog ve farklı alanlardan özel eğitim uzmanları tarafından eğitsel açıdan değerlendirilerek en uygun eğitim ortamına yerleştirilmesi amaçlanmaktadır. Hastane raporundaki bilgiler ve RAM’da yapılan değerlendirmeler sonrasında çocuk “en az sınırlandırılmış eğitim ortamı” na yerleştirilir. Seçilen eğitim ortamları sıklıkla özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile okul ortamı olmaktadır. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde tıbbi tanılama raporu olan çocukların destek eğitim modüllerinden faydalanmaları devlet güvencesi altındadır. Destek eğitim modülleri ise, RAM tarafından belirlenmektedir. Örneğin işitme kaybı olan çocuk ile hareket güçlüğü olan çocuğun aldığı modüller farklılaşmaktadır. Okula yerleştirme konusunda da okul ortamı çocuğun gelişim özelliklerine göre belirlenmektedir. Bütüncül bakış açısıyla hem hareket, bilişsel, dil becerileri, hem de okula hazır oluş, akran ilişkileri gibi psikososyal gelişim özellikleri göz önünde bulundurulmaktadır.
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine başlayan çocuğun gelişimi, hedeflendiği gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış eğitimciler tarafından izlenmektedir. Özel eğitime başlayan çocuk, tıbbi tanısına uygun, terapist ve uzmanlar tarafından önerilen programlar çerçevesinde ve RAM tarafından belirlenen modüllere göre eğitim desteği almaya başlar. Aileler çocuklarına verilen eğitimler hakkında bilgilendirilir ve evde çocukları ile birlikte yapacakları uygulamalar da gösterilir. Ailenin ve çocuğun eğitimi bir arada eş zamanlı devam etmektedir.

Özel eğitim merkezleri her alandan uzmana yer veremeyebilir, genel eğilim belli alanlarda uzmanlaşmış merkezler olmaları yönündedir. Merkezlerin hedefleri arasında çalışanlarına hizmet içi eğitim vermeleri, yeni uygulamalara açık olmaları ve çocuğun gelişimini destekleyecek en etkili yöntemleri uygulamaktır.
Özel eğitime devam sürecinde fizyoterapist, çocuk gelişimi uzmanı, odyolog, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, özel eğitim uzmanı, klinik psikolog, beslenme ve diyetetik uzmanı takip ve değerlendirmelerine devam eder. Ara değerlendirmeler raporlanarak ilgili hekimlerle görüşülür. Ayrıca özel eğitimdeki uzmanlar ve eğitimcilerle bilgi alışverişi yapılarak, çocuğun gelişimi hakkında gözlemleri öğrenilir. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezindeki uzmanların isteği doğrultusunda danışmanlık da verilir. Tüm gelişmeler ve izlem sonuçları hakkında aile bilgilendirilir.

Gelişim yönünden risk altında olan bebekler ise, henüz hiç bir bulgu görülmese bile, farklı bir şekilde ele alınmalıdır. Erken doğum, düşük kilolu doğum, ilk birkaç ay içinde ciddi bir hastalık geçirme, … gibi risk taşıyan durumlarda bebeklere daha hastaneden taburcu olurken evde besleme, yatırma, kucağa alma için en uygun pozisyonlar, ilgi ve uyaranların nasıl arttırılacağı, … gibi bazı öneriler yapılır. Bebeğin gelişimini destekleyebilecek oyunlar, nesneler tarif edilir. Bu bebekler yakın ve sık izlenerek gerektiğinde daha erken girişim yapılması sağlanır. Birçok yenidoğan kliniği bu izlem biçimini uygulamakta, ancak sistem yine de tüm riskli bebekleri kapsayamamaktadır. Bir yaşına kadar evde gelişim desteği alan bu bebekler, daha sonra yukarıda söz edilen raporlama işlemleri ve özel eğitim-rehabilitasyon merkezlerine başlayabilmektedirler. Özellikle 0-3 yaş arasındaki bebeklere yönelik özel eğitim ve evde destek programları henüz yaygınlaşmamış olup, geliştirilmelerine ihtiyaç vardır.

Tüm uzmanların, terapistlerin, hekimlerin ve ailelerin çabası, belirli alanlarda yetersizlikleri olan çocukların gelişim açısından kritik dönemi kaçırmadan, erken müdahale ile en zengin uyaran ortamlarına kavuşması, böylece etkili yöntemlere ve hizmetlere ulaşarak, yetenek ve becerilerinden tam olarak yararlanabilmesi ve olabildiğince yaşamın içinde yer almasıdır.